Bizim açımızdan tam bir formalite maçıydı, akşamüstü de Fildişi Sahili Porto Riko'yu yenince maç Çin açısından da formaliteye dönüştü. İki takımın da gruptan çıkmasının yanı sıra pozisyonları da kesinleşince maç için büyük beklentilere girmek, çekişme beklemek yanlış olurdu. Milli takım kendisine büyük destek veren Ankara seyircisine 47 sayılık farkla veda etti ve grubu lider tamamladı. Çin de Porto
Evet, transfer dönemi artık sona erdi. Son şampiyon Bursaspor'la birlikte sayıları beşe yükselen büyükler kadrolarına bir çok oyuncu takviyesi yaptı. Transferde başarı isme göre değil, sahada oynanan oyuna göre sağlanır. Hatırlarsınız geçen sene transferin açık ara şampiyonuyduk, hatta lig oynanmasın esprileri havalarda uçuşuyordu. Fakat lig bir an evel bitsin diye dua ediyorduk neredeyse. Transferler sonrası takımların kadrosu en azından
Prekazi'nin Lig TV'ye yaptığı açıklamalar... Yorum yapmıyorum, yapamıyorum... Sadece utanıyorum...
RIJKAARD JOVANOVİC'İ BEĞENDİ
OFK maçı sırası ve sonrasında Partizan'ın aslında en iyi futbolcusunun Branislav Jovanovic olduğunu söyledim. Ardından Adnan Polat beni aradı. Ben de kendisine Jovanovic'i anlattım. O da beni İstanbul'a çağırdı, futbolcunun CD'lerini istedi. İstanbul'a geldim, Polat Otel'de misafiriydim, Başkan'ı aradım, telefonunu açmadı. Ardından CD'leri Rijkaard'a
Yunanistan: 97 - Fildişi Sahili: 60
Dün Milli takımımıza kaybederek grup liderliği şansını da rafa kaldıran Yunanistan, grubun en zayıf takımı olarak gözüken Fildişi Sahili'ni 97-60 gibi farklı bir skorla mağlup etmeyi başardı. Türkiye karşısındaki zorlu kırk dakikanın ardından Kazlauskas'ın oldukça geniş bir rotasyon uyguladığı Yunanistan'da oniki oyuncu en az dokuz dakika olmak üzere sahada kalırken bu oyuncuların tamamı
Son gün transferi denince geçen yıl yaşadığımız acı tecrübe aklımıza geldiğinden "Svensson Bursaspor yolunda" haberlerini görünce biraz temkinli yaklaşmıştık.Fakat hala resmi sitede bir gelişme olmasa da resmi kaynaklara dayanarak verilen haberlere göre Gustav Svensson 3 yıllığına Bursaspor'da.
Transfer politikamız sağ olsun gelen oyuncular hakkında söyleyecek pek sözümüz olmuyor.Yalan yok,ilk defa duydum Svensson'un adını.Hal böyle olunca biraz değil bayağı
Ne zaman profesyonel, ne zaman amatör davranırız bilinmez. Bazen kaba göre şekil alırız. Profesyonel ve amatör olmak arasında bazen çok ince bir çizgi vardır. Olayda bahsi geçecek ilgili kişinin mahiyetine göre bu çizgiyi aşabilir ya da gerisinde durabiliriz. Tam profesyonel bir yapıda isimlerin hiçbir önemi olmayabilir. Ya da en üst seviyedeki profesyonellikte bile an gelir amatör bir bakış açısı
Liderlik olayı son zamanlarda en çok tartıştığımız olgu oldu. Arda Turan iyi bir lider mi, kaptanlığı kaldırabiliyor mu diye sorarken takım içerisine baktığımızda aslında birçok lider vasıflı ve oynadığı takımlarda kaptanlık yapmış futbolcularımız var. Aslında liderlik ve kaptanlık farklı birer kavram ama yine de bu tip savaşçı liderleri takımda bulundurmak çok güzel. İlk olarak yeni transfer Misimoviç'i örnek gösterebiliriz.
Transfer sezonunun bitmesine 3 saat kala panik halindeki Beşiktaş yönetimi Rubin KAzan'dan 33 yaşında ki Fatih Tekke'yi transfer etti.
Robinho'ydu,Baptista'ydı,Adabeyaour'du,Santa Cruz'du,KLose'ydi,Robie Keane'di derken gittik Santafor diye sistemi işletemeyecek,disiplin sorunları olan Fatih Tekke'yi kadroya kattık.
Fatih Tekke arkasında Nihat,üfffff biz yanmışız !
Olağanüstü gol yeteneklerine sahip Fatih Tekke goller atar ancak Beşiktaş'ın bu kadro içinde sistemi işletecek adam gene
Çok uzun ama gerçekten çok uzun yazmama rağmen yine de haksız bir şekilde eleştiriyorsunuz. Ben Haldun Üstünel-Adnan Sezgin arasında bir ayrım "temelde" yapmıyorum. Hem Galatasarayın sportif direktör sorununu ve aynı zamanda orta üçlü konusunda çok uzun yazılar yazdım aylar boyunca ve inanın bugün bu konular üzerinde duran insanlar o zamanlar yoktu ve dahası yine de Haldun
Yine gündemde olmayan biri ansızın havalimanında beliriverdi ve Arjantin milli takım oyuncusu 21'lik Insua Rijkaard'ın bir diğer öğrencisi oldu dün itibariyle. Hakan Balta'nın istikrarlaşan formsuzluğunda ve olası bir sakatlık sendromunda solbekte Serkan Kurtuluş'u oynatmaktan daha mantıklıydı böyle bir transfer yapmak. Lakin Liverpool gibi bir kulüpten hem 21 yaşında hem de gelmeden önceki son sezonunda 40'ın üzerinde maça ilk 11'de
Son haftaların en çok eleştirilen futbolcusu. Sezona iyi girmesine ve yaz aylarında da yatmadığını bizlere kanıtlamasına rağmen istenmeyen sonuçlarda gözler ilk olarak kendisini aradı. Çünkü takım kaptanı ve ortada bir başarısızlık varsa ilk ortaya çıkması gereken kendisi. Ayrıca kötü oynadığı maçlarda fazla mücadele etmiyor görüntüsü ve Kewell'ın henüz 15. dakikada sırılsıklam olan forması eklendiğinde Arda üzerinde tepkiler büyüdü. Kewell,
Aslında bu transfer hakkında bir şeyler söylemeyi düşünmüyordum ; ama bu gün bazı yerlerde Misimovic'in oyun felsefesinin galatasaray'a katkıdan çok zarar getireceğine dair birkaç yazı okuyunca yazma gereği duydum.
Bir takımı başarıya götüren en önemli unsurun saha içersindeki 4-3-3, 4-2-2, 3-5-2 gibi dizilişlerden çok oyuncu tercihleri ve o oyuncuların teknik direktörün oyun felsefesini sahaya nasıl yansıttığıdır benim
2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nın 5'inci günü, 12 karşılaşmaya sahne olacak. Yunanistan galibiyetiyle 3'te 3 yapan Dev Adamlar, Ankara'da yeniden sahneye çıkacak. Porto Riko ile saat 21.00'de karşılaşacak 12 Dev Adam'ın bu önemli sınavı, NTV ve HD-en'den canlı yayınlanacak. İran ile ABD arasındaki maç ise günün en ilgi çeken karşılaşmalarından olacak.
Turnuvanın 5. gününde program şöyle:
Çin-Rusya: 16:00
Umarım, Sezer Özmen gibi "alternatif" olması açısından kiralanmamıştır. Zirâ, hemen yamacında bulunan esmer, kavruk eleman da sol kanatta oynuyormuş. Akşam üzeri izlediğim programda Ümit Kayıhan da övgü dolu sözlerle bahsetti kendisinden... Erkan'dan değil, yabancı oyuncu İsmael'den... Erkan'ın adını pek ağzına almadı, bu da bana "rotasyon oyuncusu olarak" düşündüğü izlemini bıraktı açıkcası. Ancak yine aynı programda izlediğim Rize maçı özetlerinde
Transferin son günü gelirken Galatasaray gece operasyonuyla Misimovic ve İnsua'ya sarı-kırmızılı formayı giydirmeyi başardı ve kulübün üzerinde yer alan kara bulutları bir nebze de olsa dağıtmayı başardı. Nasıl dağıtmasın ki, yıllardır Eskişehir deplasmanında kaybeden Galatasaray, 3-1 ile galip gelmiş, lig başlayalı puan alamayan takım 3 puanı bir arada görmüşken, bir de yatıp kalkıp transfer diye sayıklayan kitlenin de gönlü
Aykut Kocaman ezberleyi bozmaya devam ediyor ve Fenerbahçe'nin yıkılması gereken bütün tabularını yıkmaya talip olmuşçasına doğru hamleleri var. Bu tabulardan en büyüğü de takımda Daum'dan bu yana oluşan Brezilyalı futbolcu hakimiyetiydi. Tamam iyi futbolcular da geldi, müthiş katkılarda alındı ama artık o döngünün bir yerde kırılması gerekiyordu ve bu sezon gelen yabancı futbolculara baktığımızda Güney Amerika'dan gelen kimse yok.
Piyango...Hakikaten piyango. Fenerbahçe Yobo'yu alacak deseler ihtimal vermezdim. Tamam bu sezon transfer konusunda gelişme var yönetimde. En azından hocanın istediği görev adamlarını alıyorlar. Kadroyu gereksiz yıldız sıfatlı isimlerle şişirmiyorlar. Ancak zamanlama konusunda bir sıkıntı olduğu tartışılmaz.
Yobo'yu anlatmaya gerek yok. Yıllardır Everton'ın banko oyuncularından. Özellikle Lescott ile çok iyi bir ikili oluşturuyorlardı savunmada. Tam bir ayıboğan. Hava topları birinci
31 Ağustos'un transfer bayramlarına dönüşmesi çoğu zaman hoş olmaz ama gelen oyuncunun, oyuncuların sıradan adamlar olmaması bir nebze tolere ediyor durumu. Zvjezdan Misimovic ve Emiliano Insua’nın Galatasaray’a doğrudan katkı yapacak isimler ancak bunun için Frank Rijkaard'ın planlarını rötuşlaması gerekiyor.
Misimovic'in kim olduğunu anlatmak bence hem bizler, hem de onun için bir hakaret. Enfes pasları, oyun görüşü ve hazırladığı
Galatasarayımızın yeni transferleri formaları sırtlarına geçirdi ve ilk röportajlarınıda verdiler. Liverpool'dan kiralanan Arjantinli Insua 6 numaralı formayı giyerken, Wolfsburg'tan transfer edilen Bosna Hersek'li Misimovic ise 21 numaralı formayı terletecek. Liverpool'dan satın alma opsiyonu ile kiralanan Arjantinli oyuncunun satın alma opsiyonunun 4 milyon euro civarı bir rakam olduğunu belirtmekte fayda var. Kulübümüz tarafından günün öğle saatlerinde borsaya bildirilen fakat akşam